Koy'madan konuşabilmek

02 Aralık 2011 Cuma
Erkan BAL erkbilgisayar@dursunbey.com

Otobüste gidiyorum, arkalardan 3-5 öğrenci veya orta yaşlı bir ihtiyar...
Dükkânda oturuyoruz, pazara gelmiş bir köylü amca...

Yakınımızdaki bankadan çıkmış hararetle konuşan iki tüccar...

Habire bir koy'ma edebiyatı. Dilin kemiği yok, ha bire bir şeyleri bahane ederek Sin-Kaf(*) lı konuşmalar...

Besmele niyetine küfretmeyi ezberlemiş bazı insanlar.
Hoş değil, hiç ama hiç hoş değil, erkek olmak ağzı bozuk olmak değil.
Adam olmak, aynı zamanda adam gibi konuşabilmek de demek.

Atatürk tüm devrimleri yaparken eskinin eskiyen ve bozulan yönlerini değiştirmeyi ilke edinmiş. Bazılarını kökten değiştirmekte bulmuş çareyi. Tüm bunlara rağmen yeni Türk dilini oluştururken, konuşma dili olarak İstanbul lehçesini esas almış.

Çünkü İstanbul saltanat şehri, kültür başkentimiz. Haliyle daha güzel konuşuyor insanlar.

Bu konuşma dili tüm ülkeye yayılmak istenmiş. Okullarımızda güzel konuşma ve yazmanın öğretilmesinin amacı da bu. Eğitimde ne kadar başarısız olursa olsun bir okulun öğrencilerine konuşmayı öğretememesi kabul edilebilir bir şey değil. Eğer Türkçe konuşup anlaşamayacaksak. Her iki lafımızın biri argo ve küfür olacaksa neyi nasıl başaracağız hayatta (*)

Toplumu nasıl geliştireceğiz ve değiştireceğiz. İyi insanlar iyi ve güzel konuşurlar. Sokağa tükürmediğimiz gibi, sokağa küfredilmez de. Birbirimize efendi gibi, adam gibi konuşmayı öğretmeliyiz. Bunun temeli okullarımızda atılıyor ancak bir üst sınıflarda korunamıyor demek ki.

İster köyden gelsin, ister mahallemizin çocuğu olsun küfretmemeli.
Öğrenmenin bir temeli de örnek almak olduğuna göre, bizler de duruşumuz, davranışımız ve konuşmalarımızla çocuklara, delikanlılara örnek olmalıyız. Ne Televizyonların bozduğu ağdalı abuk, subuk bir konuşma tarzına, ne de sokak argosuna mahkûm değiliz.

Eskiden TRT spikerlerinden Radyo ve TV'den dinlediğimiz güzel Türkçemizi yeniden hayatımıza geçirmeli; kibar, nazik, efendi insanlar olmalıyız. Unutmamalıyız ki, ağzımızdan çıkan her kelime karşımızdakine bizim kim olduğumuzu gösteren bir kartvizit gibidir.

Saygılarımla

Erkan BAL

Bu haberde sizin de yorumunuz yayınlanabilir! Lütfen üye girişi yaparak bir yorum gönderin.
Yorum gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye Girişi | Üye Ol
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.


Sizce Türkiye'de Başkanlık Sistemi Olmalı mı?


Resulullah (sav)'ın şöyle buyurduğunu anlatıyor: "Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadım duyar: Allah ve Resulünü bu ikisi dışında kalan herşeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslam'ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak." (Nesai'nin kaydettiği bir diğer rivayette "bu ikisi dışında kalan" tabirinden sonra şu ziyade vardır: "Allah için sevmek, Allah için buğzetmek.")

Buhari, İman 9, 14, İkrah 1; Müslim, İman 67, (43); Tirmizi, İman 10, (2626); Nesai, İman 3, (8, 96)

Dursunbey için namaz vakitleri. İmsak: 03:51 Güneş: 05:38 Öğle: 13:09 İkindi: 17:02 Akşam: 20:28 Yatsı: 22:06 Kıble Saati: 12:12
Takımlar O G B M P
1Galatasaray623148
2Fenerbahçe641147
3Trabzonspor612333
4Beşiktaş612333
Şampiyonlar Ligi
UEFA Kupası
Küme Düşenler
İMKB 100
56.540
DOLAR
1,8305
EURO
2,3355
Cumhuriyet Altını
626,44
Copyright © 2010 Dursunbey.com - Tüm Hakları Saklıdır | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.