Oturum Aç
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
D U R S U N B E Y . C O M D U R S U N B E Y . C O M - Gerekeni yapıyor muyuz?

Duyurular & İlanlar

Şükrü TURAN'ın kızı Hacer ile Hüsnü ÇAKMAK'ın oğlu ENES 2 Ağustos 2008 Cumartesi günü evleneceklerdir....

Ziyaretçi Yorumları

Asker Yakınlarına Taziye
selamın aleyküm olan gerçekten çok kötü bi durum çok üzüldü...
08/08/09 11:32 Devamı...
Tarafından CoNoRaDo

Asker Yakınlarına Taziye
selam ben dursunbeyden mehmet ulaş şuan siirt / eruhta asker...
08/08/09 11:29 Devamı...
Tarafından CoNoRaDo

Asker Yakınlarına Taziye
selam ben hatay dan HASAN DUMAN şu anda ben ğibi vatani göre...
11/04/09 08:53 Devamı...
Tarafından elektirikçi

Asker Yakınlarına Taziye
slm millet ben dursun beyli bi askerim ismim mehmetali örs m...
05/03/09 11:50 Devamı...
Tarafından lazkopat

İstatistikler

Üyeler: 925
Haberler: 425
Web Bağlantıları: 35
Ziyaretçiler: 2485893
D U R S U N B E Y . C O M D U R S U N B E Y . C O M - Gerekeni yapıyor muyuz? Bu Sayfaya

aslanm_10
Şehir:
Ahmet Kandemir Balık Avında
Ahmet Kandemir Balık Avında
Beğenilme:
Tıklama:2823

SOHBET (ip no kaydedilir)


BALAT Online ÇARŞI

Su Yatığı
Su Yatığı
yTL60.00
Sepete Ekle

AnaSayfa arrow Yazarlarımız arrow Kadın Gözüyle arrow Gerekeni yapıyor muyuz?
Gerekeni yapıyor muyuz? e-Posta
Pazartesi, 20 Ekim 2008
Saniye 2nci

Geçenlerde Erkan Bey'in bir yazısını okuyup çokta hak vermiştim.Yazıda "aşktan başka şeyler içinde gözünüzden yaş gelmeli insanlık adına" diyordu..Çokta haklıydı fakat bugünlerde zaten hepimizin  gözü yüreği yas_ş_ değil mi.. Bugünlerde yine yeniden  etrafımızdaki karanlıklar daha bir koyu, ve bu karanlık güçlerin bize yaşattığı acılar yaşanan her türlü olayın anlamını anlamsız kılmıyor mu? Hergün aldığığımız birbirinden acı şehit haberleri yüreklerimizi yakıyor.Şehit yavrularının şehit analarının şehit yârlarının dinmeyen gözyaşları taşdelen misali yürekleri delip geçiyor..Bende bugün şehitlerimiz için düşüncelerimi paylaşmayı düşünürken iki yaşanmışlık okuduğumda bu iki farklı yaşam öyküsüne misafirliğimi sizlerle paylaşmak daha kolay geldi şehitlerimizin acısının ağırlığından..
Gerekeni yapıyor muyuz? Yoğun Bakım Ünitesi'ndeki monitörlerin her birinden değişik sesler çıkıyordu. Altı yaşındaki uzun kara saçlı melek yüzlü kız çocuğunun saçları b eline kadar uzanıyordu, henüz uykuya dalmış izlenimi veriyordu. Oysa kollarındaki serumlar, ağzından çıkan ve kendisini solunum makinesine bağlayan plastik tüp ölümün ne kadar yakınında olduğunu acı bir şekilde adamın yüreğine işliyordu. Yavaşça göz kapaklarını araladı çocuğun adam, gözlerinin akı, sapsarı idi çocuğun. Bir süre saçlarını okşadı adam küçük kızın, ne kadar da benziyordu kendi kızına...

 

Yoğun bakımdan çıktı adam, işte en korkuncu da buydu, hem kendi duygularını kontrol edecek hem de altı yaşındaki uzun kara saçlı, başında dolanan ölüm bulutlarını dağıtmaya çalışacaktı. Gözlerindeki sönmüş yaşam ışığını yeniden canlandırması gerekiyordu. Babası ile gözgöze geldiler güzel kızın, babasının bakışlarında acı, endişe ve korku vardı. Yutkundu adam artık kendisi olup 'iş'ini yapması gerekiyordu.

 

Karaciğeri tamamen iflas etmiş kızınızın dedi adam, saatler içinde karaciğer nakli yapılması gerekiyor. Hastaneden çıktı, hava serindi, yıldızlar serpilmiş gibiydi gökyüzüne, bir sigara yaktı.

Kısa bir süre geçmişti ki cep telefonu çaldı, telefondaki ses beyin ölümü gelişmiş bir gencin ailesinin organlarını bağışladığını söylüyordu. Kan grubunu sordu adam yüreği sıkışarak, uzun kara saçlı kızın kan grubuyla aynıydı. Bu ülkede yaşanan nadir mucizelerinden biri gerçekleşiyordu.

 

Babanın yanına döndü adam, iki saat içinde tüm organ nakli ekibi ameliyathanedeydi. Bağışlanan karaciğer ikiye bölündü, bir kısmı gözlerindeki yaşam ışığı, sönmeye yüz tutmuş uzun kara saçlı kıza nakledildi. Ameliyat başarılı geçmişti. Adam ameliyattan sonra bir koltuğa çöktü, sanki bütün dünya omuzlarına çökmüştü, henüz her şey bitmemişti. Ameliyathanenin kapısında baba bekliyordu, gözlerindeki acının yerini umut almıştı babanın, ter içindeydi; nasıl geçti diye fısıldadı baba, iyi ama henüz her şey bitmedi 'ilk adımı attık' dedi adam.

 

Günler geçti uzun kara saçlı kız önce gözlerini açmaya başladı, sonra tek tük kelimeler... Ve ilk cümlesi 'karnım acıktı' oldu. Adam küçük kızı her gördüğünde aynı cümle beyninde yankılandı durdu 'Aslolan hayattır',

 

Bir ölümden bir yaşam çıkarılmıştı. Uzun kara saçlı kızın gözlerinde yaşamın o müthiş ışığı parlıyordu artık. Adamın gözleri bu ışıktan kamaşıyordu her defasında ama bir türlü o dizeleri unutamıyordu:

 

Bir çocuk ölüp de çıktığında gökyüzüne,

Ve bir yağmur damlası olup düştüğünde camlarınıza,

Soracaktır hepinize,

Yaptınız mı gerekeni?

Gerekeni yaptınız mı!..

 

Ve hiç aklından çıkmayan bu soruları soruyordu kendisine ve sormak istiyordu herkese adam 'Gerekeni yapıyor muyuz?'Prof.Dr.Alper Demirbaş " Uzun siyah saçlı kız için Aslolan Hayattır"yazısından alıntıdır

No. 4 :
ben de dursunbeyliyim 4 tane şehide ağlıyorum
88.250.226.45
Gönderen mehmet • 2008-12-18 14:23:57
No. 3 :
ben uzakım bi o kadar çok yakınımmkii içim ölüyo bi o kadar rezilimkendime ve dedini biliyom hakkımda denemedimmde cesaret
88.242.42.18
Gönderen Konuk • 2008-12-05 20:39:24
No. 2 :
selam afyondan süleyman türküleriniz cokbeyendim
88.236.90.46
Gönderen süleyman • 2008-10-30 14:24:01
No. 1 :
tanışallım ben afondan süleyman
88.236.90.46
Gönderen Konuk • 2008-10-30 14:11:16
Yorumunuz yukarıdaki konu ile ilgil olmak zorundadır.
İsim : E-posta :
Yorum :
J! Reactions Commenting Software
General Site License
Copyright © 2006 S. A. DeCaro

İzlenme :1252

Yorum yaz
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2004 by Arthur Konze - www.mamboportal.com
All right reserved

 
Sonraki >