Teknolojiden
uzakta bir tatil hayali
“Alacağım
3–5 koyun çıkacağım dağlara, kaval çalıp, koyun otlatacağım”
Bu
sözlerin telif hakkı bir abimize ait ama teknoloji
ile uzun yıllar boğuşan her meslek erbabının hayali de budur diyebilirim. 42’sinden
sonra 3ncü bir çocuk sahibi olup, 46ncı yaş gününe dede olarak giren bendeniz
de fena halde bu ruh halindeyim.
Atın
beni denizlere veya ver elini çıkalım dağlara durumlarındayım. Ama şairin
dediği gibi “yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey-ler- var”
1ncisi
yüzme bilmiyorum. Bu yüzden ıssız ada hayalim tamamen suya düşmüş durumda.
2ncisi
ayın her çeyreğine yayılmış düzenliödemelerim var,
öyle tatil ayağına kaybolmam çok zor.
3ncüsü
yıllardır bu işi yapıyorum ve arayıp, soran işini mutlaka benimle yapmak
isteyen müşterilerim var.
4ncüsü fena
halde teknoloji bağımlısıyım. 13 yıldır günde 13 saat bilgisayarla içli dışlı
olan bir adamın pat diye 3 koyun aldım, çayıra saldım demesi zor. Issız bir
adaya düşsem yanına ilk alacağı şey kablosuz interneti çalışan bir dizüstü bilgisayar
olan kişiyim.
5ncisi
Allah’tan sağlık devletten aylık diyecek memuriyetim olmadığı gibi emeklilik
yaşım da henüz gelmedi.
6ncısı
bana ilk adımı attırmak çok zordur. Çok zor karar verir, kolayca vazgeçerim
tatilden.
7ncisi
artık ben bir dedeyim. 3 yaşındaki kızımı yanıma alsam da torunumu zırt pırt
görmeden duramam. En azından cep telefonu kapsama alanında olan bir yere
gideyim bari.
8ncisi
öyle evde yapılmayan yemekleri yiyemem. Mutfak seçerim efendim. —Izgaralar
hariçJ
9ncusu
koyunyünü kırpmayı, sütünü sağmayı da bilemem. Kaval çalacak olsam müzik
kulağım da, dilim de berbat derecede kötü…
Bütün
aşamaları geçtik. Ama şu koyun kuzu alıp dağlara çıkmak yerine “denizlerin
kumuyum projesine” katılsam diyorum ama o da zor. Öncelikle çocukluğumda yüzme
bilmezken profesyonel bir yüzücüyü boğulmaktan kurtardığım bir kahramanlık
öyküm var. O günden beri deniz görsem
bile diz kapağımı geçmiyorumJ
Sonra
uzun zamandır masa başı çalışmaktan olsa gerek, tüm eklemlerim tutulup ağrıyor.
İyisi mi ben kaplıca otellere bir göz atayım dedim, ooo
fiyatlar sahilleri geçmiş maşallah. Yani görünen o ki hamama giren terler
vaziyetlerindeyiz.
Arabayı
satmıştım, aldık bir tane şükür onda bir sorun yok. Klimamız yoksa da ACS’miz var (aç camı serinle) camı açarız idare eder.
Tüpümüz de ruhsata işli demek ki trafik canavarından başka korkulacak bir şey
yok.
Müzik
ruhun gıdasıdır. Şu radyo yayını yapabilen mp3 çalarlardan bir tane alıp,
çakmaklığa taktık mı tamam.
Şimdi
oralarda sivrisinek vardır. Mübarekler de beni bulur hep, napsak ki? Bir sinek kovucu almak lazım. Ekstradan bir de kene
paniğimiz var.
Anlaşılan
o ki şu teknolojiden uzak yaşama hayalinin kısa bir tatilini yapmak bile mümkün
olmayacak. Zaten yurdum insanı derelere balık tutmaya gidip, yağmur yağıyor
diye şemsiyesini açıp, cep telefonu ile konuşurken telef olmuyor mu? Oluyor.
Ya
şimdi ben tatile giderken otomobil yolda bozulursa? Mp3 çalarda kaç parça
olacak ki zaten. En iyisi Laptop’u da yanımıza alalım. Hatıra kalmalı gezip
görülen yerlerden Dijital fotoğraf makinesini yanımıza almadan da olmaz. Aile
hattı için Vodafone, çekmeyen yerlerde çeksin diye Turkcel'li cep telefonumu
almalıyım. Bir çift hatlı telefon alamadım gitti.
Tatilde
okumak için yanıma birkaç kitap bari alayım. Nihat Genç’ten “Veryansın!” Kitabı
taratıp pdf olarak bilgisayar’a mı atsam acaba?
Okuması daha kolay mı olur?
Aman
ya, aman kardeşim ya…
Evin
bodrumu buz gibi serin, iyi kötü müstakil bir evimiz ve kocaman bir arka
bahçemiz var.
İçinde
meyve ağaçları ve küçük bir fıskiyeli havuz, çocuklar için salıncaklar, karşıki
inşaattan da 2 kova kum getirttim mi ince elenmiş. Çocuk kumdan kaleler yapsın.
Dondurma
firmalarından da birkaç şemsiye araklamalı. Birkaç plastik sandalye de koyduk
mu iş tamam.
Cep
telefonu kapsama alanında, hem mp3’de çalar. Bahçe evin
arkasında, ev zaten dükkânın üstünde.
Ne
benzin harcarsın ne de tüp. Et bulursak mangal her zaman hazır ve nazır. Suçıktı zaten piknik yeri, yürüyüş mesafesinde. Büyük
şehirlerden uzak, Dursunbey’de yaşamanın en büyük lükslerinden birine sahip
adamın tatil rüyası mı olur kardeşim…
Boş
verin siz de benim gibi.
Bir
ağaç altı buldunuz mu, yatın gölgeye… Serinleyin…
Dursunbey’de
bile teknolojisiz tatil bir hayal…
Bizim
meslekten emeklilik ise tam bir rüya…
Erkan
BAL
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.